Diş Taşı Temizliği Dişe Zarar Verir mi?

Diş taşı temizliği, kliniğe başvuran hastaların en çok tereddüt ettiği işlemlerden biridir. "Dişleri aşındırır", "dişler arasında boşluk bırakır", "mineyi inceltir" gibi yaygın inanışlar, işlemin ertelenmesine yol açar. Oysa temizlenmeyen diş taşı, diş eti hastalıklarının ve ilerleyen dönemde diş kayıplarının başlıca nedenlerindendir.
Bu yazıda diş taşının nasıl oluştuğunu, temizlik işleminin nasıl yapıldığını ve sonrasında nelerin beklendiğini açıklıyoruz.
Diş taşı nasıl oluşur?
Ağızda sürekli olarak bakteri plağı birikir. Bu plak yumuşak yapıdadır ve düzenli fırçalama ile uzaklaştırılabilir. Ancak fırçanın ulaşamadığı bölgelerde kalan plak, tükürükteki minerallerle zamanla sertleşir. Sertleşmiş bu tabakaya diş taşı denir.
Diş taşı bir kez oluştuktan sonra fırça, diş ipi veya gargara ile uzaklaştırılamaz. Yüzeyi pürüzlü olduğu için üzerinde yeni plak birikimini kolaylaştırır; böylece kendi kendini büyüten bir süreç başlar.
En sık biriktiği bölgeler alt ön dişlerin iç yüzeyi ve üst arka dişlerin yanak tarafıdır. Bunun nedeni tükürük bezlerinin kanallarının bu bölgelere açılmasıdır.
Temizlik işlemi nasıl yapılır?
İşlem, ultrasonik adı verilen bir uç ile gerçekleştirilir. Bu uç saniyede binlerce kez titreşir ve bu titreşim, sert diş taşı tabakasını diş yüzeyinden ayırır. Uç kesici değildir; diş dokusunu kazımaz, taşı kırarak koparır.
Titreşim sırasında oluşan ısıyı dengelemek için uçtan sürekli su verilir. İşlem sonunda diş yüzeyleri, yeni plak birikimini geciktirmek amacıyla parlatılır.
Diş taşının yoğunluğuna göre işlem tek seansta tamamlanabilir; diş eti altına ilerlemiş birikimlerde bölge bölge çalışılması gerekebilir.
Mine aşınır mı?
Hayır. Ultrasonik ucun titreşim frekansı, sertleşmiş diş taşı tabakasını ayıracak biçimde ayarlanmıştır. Mine, diş taşından belirgin biçimde daha serttir ve bu işlemden etkilenmez.
Yaygın yanlış anlamanın kaynağı şudur: diş taşı temizlendikten sonra dişler daha pürüzsüz ve ince hissedilir. Bu, mine kaybı değil, üzerindeki kalın tabakanın kalkmasıdır. Hasta uzun süredir diş taşıyla kaplı bir yüzeye alışkın olduğu için, dişin gerçek biçimi ilk anda farklı gelir.
İşlem sırasında ağrı olur mu?
Diş eti sağlıklı olduğunda işlem genellikle rahatsızlık vermez; titreşim ve su hissi dışında belirgin bir duyum oluşmaz.
İltihaplı diş etlerinde ve diş taşı diş eti altına ilerlemişse hassasiyet artabilir. Bu durumlarda bölgesel anestezi uygulanabilir. İşlem öncesinde diş eti durumunuz değerlendirilir ve gerekiyorsa bu seçenek konuşulur.
Sonrasında dişler neden hassaslaşır?
Diş taşı, diş kökünün bir bölümünü örtüyorsa, temizlik sonrasında bu yüzey açığa çıkar. Kök yüzeyi mine ile kaplı olmadığı için sıcak ve soğuğa mineden daha duyarlıdır.
Bu hassasiyet çoğu durumda birkaç gün içinde azalır. Sürerse hassasiyet giderici diş macunları veya klinikte uygulanan koruyucu vernikler değerlendirilir.
Diş etleri iltihaplıysa temizlik sonrasında hafif kanama görülebilir. Bu, işlemin verdiği bir zarar değil, var olan iltihabın göstergesidir ve diş eti iyileştikçe geriler.
Dişler arasında boşluk kalır mı?
Uzun süre temizlenmemiş ağızlarda diş taşı, dişler arasındaki boşlukları doldurmuş olabilir. Temizlik sonrasında bu boşluklar görünür hale gelir.
Boşluğu diş taşı temizliği açmaz; diş taşı onu gizlemektedir. Boşluğun asıl nedeni, iltihaba bağlı diş eti çekilmesi ve altındaki kemik kaybıdır. Bu nedenle temizlik, sorunun ortaya çıkarılması açısından da önemlidir.
Ne sıklıkla tekrarlanmalı?
Genel yaklaşım altı ayda bir değerlendirmedir. Ancak uygun aralık kişiye göre değişir:
- Tükürük içeriği ve diş dizilimi nedeniyle hızlı diş taşı oluşturan kişilerde daha sık
- Sigara kullananlarda daha sık
- Ortodontik tedavi görenlerde daha sık
- Diş eti hastalığı öyküsü olanlarda hekimin belirlediği aralıklarla
Uygun aralık, muayenede diş eti ve birikim durumu değerlendirilerek belirlenir.
Evde yapılabilir mi?
Hayır. İnternette satılan kazıyıcı uçlar ve ultrasonik cihazlar, diş yüzeyine ve özellikle diş etine zarar verme riski taşır. Kontrolsüz kullanımda mine çizilebilir, diş eti yaralanabilir.
Ayrıca diş taşının önemli bölümü diş eti altında bulunur ve doğrudan görülemez. Evde yapılan girişimler yalnızca görünen kısmı uzaklaştırır; asıl iltihap kaynağı yerinde kalır.
Evde yapılması gereken, diş taşının oluşumunu geciktirmektir: günde iki kez fırçalama, diş arası temizliği ve düzenli kontrol.
