Marin ClinicMARIN CLINIC
Tüm Yazılar
Estetik Diş Hekimliği

Dişler Neden Sararır? Nedenleri ve Kalıcı Çözümler

Dt. Ayşe Atlı
Dişler Neden Sararır? Nedenleri ve Kalıcı Çözümler

Diş renginde zamanla oluşan değişim sık karşılaşılan bir şikâyettir. Ancak sararmanın nedeni herkeste aynı değildir ve doğru tedavi, nedenin belirlenmesine bağlıdır.

Bu yazıda diş renginin neden değiştiğini ve hangi nedende hangi yaklaşımın uygulandığını açıklıyoruz.

Önce iki farklı durumu ayırmak gerekir

Diş renklenmesi iki gruba ayrılır ve bu ayrım tedaviyi doğrudan belirler.

Dış kaynaklı renklenme, diş yüzeyinde biriken maddelerden kaynaklanır. Yüzeydedir ve uzaklaştırılabilir.

İç kaynaklı renklenme ise dişin kendi yapısındaki değişimden gelir. Yüzeyi temizlemekle açılmaz.

Aynı ağızda ikisi bir arada bulunabilir.

Dış kaynaklı nedenler

Çay, kahve, kola ve kırmızı şarap gibi renklendirici içecekler diş yüzeyinde birikim oluşturur. Bu birikim mine yüzeyindeki mikroskobik düzensizliklere yerleşir.

Sigara, dış kaynaklı renklenmenin en belirgin nedenlerindendir; oluşan renk diğer nedenlere göre daha koyu ve daha inatçıdır.

Diş taşı da görünümü etkiler. Sertleşmiş birikim kendi rengiyle görünür ve üzerinde yeni birikimi kolaylaştırır.

Bazı ağız gargaralarının uzun süreli kullanımı da yüzeyde renklenmeye yol açabilir.

İç kaynaklı nedenler

Yaşla birlikte mine incelir ve altındaki dentin daha görünür hale gelir. Dentin doğal olarak sarımsı renktedir; bu nedenle ilerleyen yaşla dişlerin bir miktar koyulaşması beklenen bir değişimdir.

Diş gelişimi döneminde kullanılan bazı antibiyotikler minede kalıcı renklenmeye yol açabilir. Bu renk genellikle bant şeklindedir.

Aşırı florür alımı, mine yüzeyinde beyaz veya kahverengi lekelerle sonuçlanabilir.

Darbe almış bir diş, iç dokusu etkilendiği için zaman içinde koyulaşabilir. Bu genellikle tek bir dişte görülür.

Kanal tedavisi görmüş dişlerde de renk değişimi olabilir.

Hangi nedende hangi yaklaşım?

Dış kaynaklı renklenmede öncelik yüzey temizliğidir. Diş taşı temizliği ve yüzey parlatma sonrasında dişler çoğu kişide beklenenden daha açık renkte görünür. Bu aşamadan sonra beyazlatmaya gerek olup olmadığı yeniden değerlendirilir.

Yaşa bağlı koyulaşmada beyazlatma uygulaması değerlendirilebilir; bu, dişin kendi rengine etki eden bir işlemdir.

Antibiyotiğe bağlı bant şeklindeki renklenmelerde beyazlatmanın etkisi sınırlıdır. Bu durumda laminate veneer veya kaplama gibi örtücü seçenekler konuşulur.

Tek dişte görülen koyulaşmada önce nedenin araştırılması gerekir; dişin canlılığı değerlendirilir ve gerekirse kanal tedavisi uygulanır.

Mevcut dolgu ve kaplamalar beyazlatıcıdan etkilenmez. Doğal dişler açıldığında bu restorasyonlar koyu kalır; ağzında restorasyon bulunan kişilerde bu durum planlamada önceden konuşulur.

Beyazlatma herkese uygun mudur?

Uygunluk muayene sonrasında belirlenir.

Aktif çürük, diş eti hastalığı veya belirgin hassasiyet bulunan bir ağızda beyazlatma öncesinde bunların tedavi edilmesi gerekir.

Aşırı aşınmış minede ve bazı iç kaynaklı renklenmelerde beklenen sonuç elde edilemeyebilir; bu, işlem öncesinde konuşulur.

Renklenmeyi geciktirmek

Beyazlatmanın sonucu kalıcı değildir ve süre alışkanlıklara göre değişir.

Renklendirici içeceklerden sonra ağzın suyla çalkalanması yüzey birikimini azaltır. Günde iki kez fırçalama ve diş arası temizliği birikimin yerleşmesini geciktirir.

Aşındırıcı ürünlerle yapılan evde denemeler ise ters etki yaratır: mine inceldikçe altındaki dentin daha görünür hale gelir ve dişler zamanla daha sarı görünür.

RANDEVU

Tedavinize bugün başlayın.

Kliniğimizi ziyaret edin, hekim kadromuzla tanışın. Muayene ve değerlendirme için randevu oluşturabilirsiniz.

WhatsApp