Ortodonti Tedavisinde Yaş Sınırı Var mı?

Ortodontik tedavinin yalnızca çocukluk ve ergenlik dönemine ait olduğu yaygın bir düşüncedir. Oysa dişleri hareket ettiren biyolojik mekanizma yetişkinlikte de çalışır.
Bu yazıda ortodontik tedavide yaşın ne anlama geldiğini ve hangi dönemde neyin mümkün olduğunu açıklıyoruz.
Dişler nasıl hareket eder?
Dişler çene kemiğine doğrudan yapışık değildir; kök ile kemik arasında ince bir bağ dokusu bulunur.
Dişe sürekli ve kontrollü bir kuvvet uygulandığında, hareketin yönündeki kemik erir, arkasında ise yeni kemik oluşur. Diş bu şekilde yeni konumuna taşınır.
Bu mekanizma yaşa bağlı olarak ortadan kalkmaz. Yetişkinlikte kemik dönüşümü daha yavaş olduğu için tedavi süresi uzayabilir, ancak hareket mümkündür.
Çocuklarda ilk kontrol ne zaman?
İlk ortodontik değerlendirmenin, tüm dişler sürmeden yapılması önerilir. Bu dönemde amaç tedaviye başlamak değil, gelişimi izlemektir.
Erken değerlendirme; çene gelişimindeki uyumsuzlukları, yer darlığını, süt dişlerinin erken kaybını ve parmak emme gibi alışkanlıkların etkilerini görmeyi sağlar.
Çoğu çocukta bu aşamada bir işlem gerekmez; belirli aralıklarla takip yeterli olur.
Erken dönemde ne yapılabilir?
Çene gelişimi sürerken uygulanan tedaviler, kemiğin yönlendirilebilmesi nedeniyle farklı bir imkân sunar.
Üst ve alt çene arasındaki boyut uyumsuzlukları, çenelerin büyüme döneminde daha kolay ele alınır. Yer darlığında çene genişletme uygulamaları bu dönemde yapılabilir.
Süt dişinin erken kaybedildiği durumlarda, kalıcı dişin süreceği alanı korumaya yönelik uygulamalar gündeme gelir.
Bu tür tedaviler, ileride gerekebilecek işlemlerin kapsamını azaltabilir.
Ergenlik dönemi
Kalıcı dişlerin çoğunun sürdüğü ve büyümenin sürdüğü bu dönem, kapsamlı ortodontik tedavi için sık tercih edilen aralıktır.
Hem diş hareketi hızlıdır hem çene gelişiminden yararlanılabilir.
Yetişkinlikte tedavi
Yetişkinlerde tedavi mümkündür ve giderek daha sık uygulanmaktadır. Ancak bazı farklar vardır.
Çene büyümesi tamamlandığı için, çeneler arası ileri düzey uyumsuzluklarda yalnızca ortodonti yeterli olmayabilir; bu durumlarda cerrahi destekli yaklaşımlar değerlendirilir.
Diş hareketi daha yavaş olduğu için tedavi süresi uzayabilir.
Yetişkin ağzında genellikle dolgu, kaplama, eksik diş veya diş eti sorunu bulunur. Bu nedenle ortodontik plan, mevcut restorasyonlar ve diş eti sağlığı ile birlikte kurulur.
Diş eti sağlığı belirleyicidir
Yetişkin tedavisinde en önemli koşul budur.
Dişleri destekleyen kemikte kayıp varsa, ortodontik kuvvet dikkatle planlanmalıdır. Aktif diş eti hastalığı bulunan bir ağızda tedaviye başlanmaz; önce diş eti sağlığının sağlanması gerekir.
Bu değerlendirme yapıldıktan sonra tedavi güvenle planlanabilir.
Yöntem seçimi
Metal braketler ve şeffaf plaklar farklı imkânlar sunar.
Şeffaf plaklar görünürlüğü düşük olduğu için yetişkinlerde sık tercih edilir ve çıkarılabildikleri için temizlik kolaylığı sağlar. Ancak her vaka için uygun olmayabilir.
Uygunluk; diş diziliminin durumu, kapanış ilişkisi ve planlanan hareketin türüne göre belirlenir.
Tedavi sonrası
Yaştan bağımsız olarak, tedavi sonrasında dişlerin yeni konumunda kalması için pekiştirme dönemi gereklidir.
Bu dönem ihmal edildiğinde dişler eski konumlarına doğru hareket edebilir. Pekiştirme, tedavinin ayrı bir aşaması değil, tamamlayıcı parçasıdır.
